JELOJİ MÜHENDİSLİĞİNİN ÖNEMİ VE MADENCİLİKTE GELECEK: RIDVAN KUŞOĞLU ANLATIYOR

Jeoloji mühendisliği, sadece maden çıkarma süreciyle sınırlı olmayan, hayatımızın hemen her alanında kritik rol oynayan bir bilim ve mühendislik dalıdır. Business Channel Türk TV ekranlarında konuk olan Jeoloji Yüksek Mühendisi Rıdvan Kuşoğlu, mesleki yolculuğunu ve jeoloji mühendisliğinin Türkiye ekonomisi ve madencilik sektörü açısından önemini detaylı bir şekilde paylaştı. Lise yıllarından itibaren doğa bilimlerine ve minerallere olan ilgisiyle bu mesleği seçen Kuşoğlu, Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünden ikincilikle mezun olmuş ve Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği yüksek lisansını tamamlamıştır.
Kuşoğlu, jeoloji mühendislerinin maden arama, üretim süreçleri, zemin etütleri, deprem araştırmaları ve mühendislik projelerinde ne kadar kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Ülkemizin mineral ve metal çeşitliliğinin yüksek olduğuna dikkat çeken Kuşoğlu, altın, bakır, gümüş ve bor gibi kaynakların sürdürülebilir ve çevreye duyarlı yöntemlerle çıkarılmasının ekonomik bağımsızlık için hayati önemde olduğunu belirtiyor.
Mesleğin, fiziksel dayanıklılık ve doğa koşullarına uyum gerektirdiğini ifade eden Kuşoğlu, öğrencilerin ve genç mühendislerin bu alana ilgi duymadan önce doğayla iç içe çalışmaya hazırlıklı olmaları gerektiğini söylüyor. Ayrıca, Türkiye’de jeoloji mühendisliği eğitiminin genel olarak iyi olduğunu, ancak ilgi ve sabır gerektiren bir alan olduğunu paylaşıyor.
Kuşoğlu’nun vizyonu, kendini sürekli geliştirmek ve uluslararası platformlarda yetkinlik kazanmak üzerine odaklanıyor. Avustralya Jeoloji Enstitüsü ve Metalurji ve Madenciler Birliği gibi uluslararası derneklerin profesyonel üyesi olan Kuşoğlu, Türkiye’deki jeoloji mühendislerinin uluslararası standartlarda projelerde çalışabilecek yetkinlikte olduğunu ve sektörde uluslararası işbirliklerinin önemini vurguluyor.
Son olarak, Kuşoğlu, jeoloji mühendisliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda afetleri önleyici ve toplum güvenliğini artırıcı bir bilim dalı olduğunu belirterek, gençleri ve izleyicileri bu alana yatırım yapmaya ve sürdürülebilir madencilik anlayışıyla çalışmaya teşvik ediyor. Türkiye’nin maden potansiyelinin doğru yönetimi ve çevreye duyarlı uygulamalarla değerlendirilmesi, ülkemizin ekonomisi ve geleceği için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.












