İstanbul’da sokak hayvanlarına yönelik yapılan yeni düzenlemeler ve getirilen yasaklar, özellikle hayvanseverler tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Valiliği, sokak köpeklerinin beslenmesini engelleyen bir genelge yayımladı. Bu durum, hayvanseverleri sokak hayvanlarının yaşam hakkı için sokaklara dökmeye sebep oldu. İstanbul Valiliği önünde toplanan bir grup, sokak köpeklerinin beslenmesinin yasaklanmasına karşı protesto eylemi gerçekleştirdi. Bu eylem, hayvan hakları savunucuları arasında büyük yankı uyandırdı.
Valilik, genelgesinde sokak köpeklerinin parklar, çocuk oyun alanları ve okul bahçeleri gibi kamusal alanlarda beslenmesini yasaklamıştı. Belediye tarafından yapılan bu açıklama, halk sağlığı ve güvenliği adına atılan bir adım olarak savunulmuştu. Ancak, hayvanseverler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, bu düzenlemenin sokak hayvanlarının yaşamını tehlikeye soktuğu görüşünde birleşti.
Protesto yapan grup, “Sokak hayvanları sahipsiz değildir,” ve “Hayvanları koruyacağız” gibi sloganlarla İstanbul Valiliği önünde toplandı. Eyleme katılanlar, sokak köpeklerinin beslenmesinin bir insanlık görevi olduğunu, buna engel olunmasının, toplumsal vicdanı zedelediğini belirttiler. Eylem, İstanbul’daki sokak hayvanları için daha fazla koruma talebini de gündeme getirdi.
Eylemciler, “Beslemeye devam edeceğiz” mesajı vererek, sokak köpeklerinin sokaklardan alınıp barınaklara yerleştirilmesi yerine, beslenmeye ve korunmaya devam edilmeleri gerektiğini savundular. Bu hareket, aynı zamanda sokak hayvanları için daha iyi yaşam koşullarının sağlanmasını isteyen bir çağrıydı.
Valilik tarafından getirilen yasakla ilgili olarak yapılan açıklamalarda ise, bu düzenlemenin “sağlık tehditleri” ve “toplumsal düzenin korunması” gerekçesiyle alındığı vurgulandı. Ancak, hayvanseverler, sağlık tehditlerinin gerekçe olarak kullanılmasının, sokak hayvanlarının yaşam haklarıyla çatıştığını belirterek itirazda bulundular.
“Kontrolsüz besleme” olarak tanımlanan uygulamanın, hem insanların hem de hayvanların sağlığını tehlikeye attığı öne sürülse de, sokak hayvanlarının yaşamlarının korunması gerektiği üzerinde duruluyor. Bu tartışmalar, İstanbul’un sokaklarında her gün yüzlerce sokak köpeği ve kedisinin yaşam savaşı verdiğini unutmamak gerektiğini gösteriyor.
Bu yasaklama, Türkiye genelindeki birçok hayvanseverin ve gönüllü kuruluşların tepkisini toplarken, sokak hayvanlarına karşı daha bilinçli ve insancıl bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini gündeme getirdi. Hayvan hakları savunucuları, sokak hayvanlarının beslenmesinin bir insani sorumluluk olduğunu ve bunun yasaklanmasının kabul edilemeyeceğini vurguluyor.
Sonuç olarak, İstanbul’daki sokak hayvanlarına yönelik bu yeni düzenleme, sadece hayvan hakları savunucularını değil, tüm toplumu derinden etkileyen bir tartışma başlatmış oldu. Şu an için nasıl bir düzenleme yapılacağı ve yasaklamanın kapsamı netleşmiş olmasa da, sokak hayvanları için kalıcı çözümler gerektiği, eylemcilerin ortak talebi olarak öne çıkıyor.








